İşin Türkçesi

Halil Hakan Oturak MHP'deki görevine veda etti

POLİTİKA

MHP Adapazarı İlçe Başkanı Halil Hakan Oturak, sosyal medya paylaşımı ile istifa ettiğini duyurdu.

MHP Adapazarı İlçe Başkanı Halil Hakan Oturak bu sözlerle ilçe başkanlığı görevine veda etti;
 

"İLÇE BAŞKANLIĞINA VEDA

Değerli dava arkadaşlarım, kıymetli hemşerilerim 2018 yılından itibaren sürdürdüğüm Adapazarı ilçe başkanlığı görevimi, işlerimin yoğunlaşması ve bir takım yurt dışı projelerde görev alacağımdan dolayı bugün itibari ile bırakmak durumunda olduğumu, üzülerek sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu kararı sizlerle paylaşırken bir takım duygu ve düşüncelerimi müsaadelerinizle sizlere ifade etmek istiyorum:

2013 yılından itibaren Türk Milliyetçiliği davasının siyasi temsilcisi Milliyetçi Hareket Partisi’nin Sakarya il teşkilatında çeşitli kademelerde gururla görev yaptım.

Bu görevlerim esnasında önceliğim; merhum Atsız’ın “Türkçü, ülküdaşları ile olacak bir geçimsizliğin ülküye zarar getireceğini bilir” ifadesini her daim göz önünde bulundurarak, bütün dava arkadaşlarımla uyum içerisinde

çalışmak oldu.

Bunun yanı sıra, geçtiğimiz 8 yıl içerisinde, teşkilat yöneticilerimizle birlikte, milletimize olan sevgimizin gereğini yerine getirmeye çalıştık. Çünkü inandık ki; İnsanı sevmeyen milliyetçi olamaz, milletini sevmeyenin ise insanlığından hayır gelmez.

Bugün, layık görülerek teslim edilen emaneti yüklenme vazifesini yerine getirip, siyasetteki en büyük hedefim olan doğrulukla girdiğim yerden doğrulukla çıkmak hedefine ulaşmanın mutluluğunu duyduğumu ifade etmek istiyorum.

Bu hüznü ve mutluluğu bir arada yaşamamıza vesile olacak; Türk İslam ruhunun bedenlerimize işlendiği kutlu teşkilatları kuran Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i rahmetle minnetle anıyorum.

Ömrümüzü adadığımız Türk İslam davasını, Adapazarı’mızın sokaklarında, caddelerinde, mahallelerinde, köylerinde büyük bir heyecanla milletimize anlatma fırsatını veren, bu vesile ile milletini karşılıksız seven bir çok dava arkadaşımızla tanışmamıza ve kamuoyunun bizi tanımasına vesile olan teşkilatımıza, onun yöneticilerine ve Türk Dünyasının Lideri Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye en derin saygılarımı sunuyorum.

Merhum Seyit Ahmet Arvasi şöyle diyor: “Koltuklar, makam ve mevkiler de insanlar gibi fanidir. İnsanlar küçük hırslara göre değil, büyük ideallere göre bir hizmet şuuru taşırlarsa şeref kazanırlar.”

Görevimizi bırakmış olsak dahi biliyoruz ki; İnsanın sorumluluktan kurtulmasına imkan yoktur.

Hayatım boyunca teşkilatımızın bu güvenine ve yüklediği sorumluluğa layık olmaya çalışıp, davamızın muvaffak olabilmesi için elimden gelen hizmeti yapmaya çalışacağım.

Biz ülkücüler paltomuzu sırayla giyerken dahi memleketin sokaklarını çiğnetmedik, bugün dünden daha güçlü olarak hiç bir hain bakışa asla geçit vermeyeceğiz. Bu bağlamda her nerede olursak olalım ömrümüzün sonuna kadar bu gayret içerisinde olacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Merhum Süleyman Nazif “Allah’ın mahşerde her hakkı yerine getireceğine yalnız ümit değil, imanım da var. Fakat ben adaleti yer yüzünde de görmek isterim” diyor. İşte bende, bütün dava arkadaşlarım gibi, dünyanın hasretle beklediği bu adaletin, mümkün kılınması adına doğması gerekli yeni bir Türk asrı için imkanlarım dahilinde mücadeleye devam edeceğim.

Bu asrın başlaması içinse şüphesiz en önceliğimiz; Turan sevdamızdır.

Yahya Kemal bir beytinde “İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar” diyor.

İnsanlarda olduğu gibi milletlerinde hayali olması, varlıklarını sürdürebilmeleri açısından şarttır.

İşte bu bağlamda, kimilerinin hayal olarak nitelediği Turan davamız, Türk milletinin sonsuza dek yaşaması adına aklımızın ucundan hiç bir zaman çıkarmamız gereken, en öncelikli düşüncemiz olmalıdır.

Aksi halde yine Yahya Kemal’in “Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi / Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi” beytinde ki ölmeden önce ölen kişilerden/milletlerden olmamız hiçten bile değildir.

Öyleyse her ülkücü gibi, milletimizin varlığının teminatı olan davamıza sahip çıkmaya devam edeceğimizi paylaşmak isterim.

Çocuk yaşlarımdan itibaren tanıma fırsatı bulup mücadelesine şahit olduğum, yedi yıllık siyasi hayatımda yetişmemiz ve boşluğa düşmememiz için var gücüyle çalışan ilk il başkanım, mecliste hainlere karşı yüreğimizi kabartan Gurup Başkan Vekilimiz Sayın Muhammed Levent Bülbül’e; ondan aldığı bayrağı kirletmeden, lekeletmeden daha yükseklere taşımak için gece gündüz mücadele eden il başkanımız sayın Ahmet Ziya Akar’a; her uğraşını bir kenara bırakıp teşkilatlarımızın daha güçlü olabilmesi için gece gündüz koşturan teşkilat başkanımız sayın Ömür Açba’ya; birlikte görev yaptığımız bütün ilçe başkanlarımıza huzurlarınızda saygılarımı sunuyorum.

Tarık Buğra’nın Küçük Ağa isimli meşhur romanında karakterlerden biri şöyle diyor; “Bir kalleşle, hırsın insanlıktan çıkardığı bir yüze gülücü, bir dost görünen hainle uğraşmaktansa bir yaylım ateşine karşı hücuma kalkmak çok daha kolay” bu noktada yalnızca Allah’ın rızasını gözeterek çalışan bütün teşkilat yöneticilerimize, verdikleri zorlu mücadelede muvaffakiyetler diliyorum.

İlçe başkanı olduğum günden itibaren bir adım arkamda olup, verdiğimiz mücadelenin esasını kavrayarak aklıyla, gönlüyle her daim yanımda olan çok kıymetli ilçe yöneticilerimizi ve mahalle başkanlarımızı bir ömür minnetle anacağımı belirtmek istiyorum. Geçirdiğimiz acı, tatlı günleri hiç bir zaman unutmayacağım.

Ayrıca teşkilatımızdan aldığı talimatlar doğrultusunda belediye meclisinde milletimizin hakkını ve hukukunu en iyi şekilde savunan meclis üyelerimize, uyumlu ve gayretli mesailerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

Ayrıca beni memleket sevdasıyla dolu bir hanede büyüten anneme, babama, bu kutsal mücadelede daima yanımda olan eşime, çocuklarıma ve ablama sonsuz desteklerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

Görevimi kucaklaşarak teslim ettiğim, benden aldığı sancağı daha yükseklere çıkaracağından emin olduğum; iki dönemdir ilçe başkan yardımcılığımı yapan, yeni ilçe başkanımız Recep Usta’ya başarılar diliyorum.

Sözlerime burada son verirken ülkemizin içinden geçtiği bugünleri Kemal Tahir’in Esir Şehrin insanları isimli romanından bir alıntıyla tarif etmek istiyorum:

“Öyle bir cıvık geçit geçiliyordu ki herkes her şeyi, hatta düşmanla iş birliğini bile vatan için yaptığını söylüyordu.”

Böyle bir ortamda milletimiz bu ülkeyi karşılıksız sevenlerin partisi Milliyetçi Hareket Partisini ve onun “Önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben” diyen vefalı liderini takip etmeye devam etmesi çağrısında bulunuyor, kamu oyuna saygılarımı sunuyorum.

Halil Hakan Oturak

19.04.2021"

İşin Türkçesi yazarlarından da olan Halil Hakan Oturak beyefendiye bizler de verdiği emekler için teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz....

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.