DİN ADINA UYUTULAN BEDENLERİ UYANDIRAN PAYLAŞIM!

Bugün sosyal medyada dolaşan bir paylaşım son zamanlarda akıl almaz ifadeler taşıyan dini paylaşımların bir anda yerle bir olmasını sağladı. Yetkili makamlar tarafından yapılan bir açıklama olduğu söylenen ifadelere ait paylaşım, kimin söylediğinden çok ruhlarda ve bedenlerde bıraktığı etkisiyle şuan elden ele yürekten yüreğe dolaşmaya devam ediyor.

DİN ADINA UYUTULAN BEDENLERİ UYANDIRAN PAYLAŞIM!
Bugün sosyal medyada dolaşan bir paylaşım son zamanlarda akıl almaz ifadeler taşıyan dini paylaşımların bir anda yerle bir olmasını sağladı.

Yetkili makamlar tarafından yapılan bir açıklama olduğu söylenen ifadelere ait paylaşım, kimin söylediğinden çok ruhlarda ve bedenlerde bıraktığı etkisiyle şuan elden ele yürekten yüreğe dolaşmaya devam ediyor.

Kim bilir belki bir dirilişin vesilesi olur. Yazı şu şekilde

"Değerli kardeşlerim,
Son yıllarda sanal medyada Hz. Peygamber'e (s.a.v) şu kadar salavat getirilmesi, şu kadar Yasin, Tebareke okunması hatta hatimler edilmesi şeklinde kampanyalar düzenlenmektedir.
İyi niyetle de olsa, bu tür gayretler, bizleri yanlış bir din anlayışına sürüklemektedir.
Allah'a ve Resulüne olan sevgimiz, İslam davasına sahip çıkmamız, bu tür gayretlerle değil, yüce kitabımızın ahkamına ve sevgili Peygamberinizin ahlakına sarılarak gerçekleşir. Allah'ın emir ve yasaklarına, Resulünün sünnetlerine uyarak gerçekleşir.
Dava, dilde kalan dua ile değil, eyleme ve davranışlara dönüşen çabalarla kazanılır. Sahabe ve selef alimlerimiz, fetihleri ve zaferleri oturdukları yerden yüzlerce binlerce dua ve salavat ile değil, bizzat mallarını ve canlarını ortaya koyarak kazandılar.
Sizi, bu hususta asılsız çağrılara değil, Allah ve Rasul'ünün hayat veren gerçek yoluna; kitaba ve sünnete davet ediyorum.
Bizler, Kur'an ve Sünnetleri yaşadık da bu yetersiz mi kaldı? Ortada 14 asırdır yaşanan bir İslam var iken, işimiz bu tür bid'at ve hurafelere mi kaldı? Resulullah (s.a.v) ve Ashab hiç bir zaman oturdukları yerden tesbih çekerek veya sadece fetih sureleri okuyarak başarılı olmadı.
Bedir'de saha da, Hendek'te mücadele de, Mekke'de yollar da idi. Tabii ki bununla birlikte duâ 'da ediyordu. Yani önce fiiliyyat.
Ve yine Hz Musa Firavuna karşı durduğu için Kızıldeniz kıyısındaydı.
ABD, İSRAİL, RUSYA savaşsın. Silah üretsin biz ise kılımızı kıpırdatmadan sadece okuyalım.
Böyle zafer olmaz. Allah'ın vaadi duâ'yı fiiliyata dökmeyenlere değildir.
Peki kim küfre karşı çıkacak?
Kim vatanını koruyacak?
Kim şehadete koşmadan bu vatanı savunacak?
Fatih, istanbulu fetih suresi okuyarak değil, fetih suresiyle amel ederek fethetti. Bizim Oturduğumuz yerden okumamız ancak küfrün zaferi olur.
Lütfen bu tür asılsız kampanyalara iltifat etmeyin.
(Asıl bu yazıyı birbirinize gönderin ki; hurâfelerden uzak durarak pak İslam'ın yaşanmasına katkıda bulunun.)
Selamlarımla
Güncelleme Tarihi: 15 Aralık 2016, 22:28

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER